AYNALAR YOLUMU KESTİ Aynalar, bakmayin yuzume dik
AYNALAR YOLUMU KESTİ
Aynalar, bakmayin yuzume dik dik;
Iste yakalandik, kelepcelendik!
Ciktiniz umulmaz anda karsima,
Basimin tokmagi indi basima.
Suratimda her suc bir ayri imza,
Benmisim kendime en buyuk ceza!
Ey dipsiz berraklik, ulvi mahkeme!
Aci, hapsettigin sefil golgeme!
Nur topu gunlerin kanina girdim.
Kutsi emaneti yedim, bitirdim.
Dogmaz guneslere baglandi vade;
Dislerinde, kopek nefsin, irade.
Gunah, gunah, hasad yerinde demet;
Merhamet, sucumdan askin merhamet!
Olur mu, dunyaya indirsem kepenk:
Gozyasi doksem, Nuh tufanina denk?
Cikamam, aynalar, aynalar zindan.
Bakamam, aynada, aynada vicdan;
Beni beklemeyin, o bir hevesti;
Gelemem, aynalar yolumu kesti.
KALDIRIMLAR Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasın
KALDIRIMLAR
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir kuyuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..
NECİP FAZIL KISAKÜREK













